Ada’yı “Şubadap Şubi” kapladı… – Semra Askeri Uzuner

“Bak bak özgürlük sağında
Bak bak özgürlük solunda
Bak bak özgürlük arkanda
Bak bak önünde, zıpla zıpla yukarda
Sen neredeysen orada özgürlük”

24 Ocak 2018, Çarşamba günü saat 15.00’te Heybeliada Ruhban Okulu’nda Heybeliada Kütüphane Derneği çocuklara sömestr tatili için harika bir tatil günü organize etti: Şubadap Çocuk Orkestrası ile şarkılar…

Tam da Şubadap Çocuk Orkestrası’nın doğasına uygun gerçekleştirildi program. Şubadap kolektifi gibi, program da tam bir kolektivizmin ürünü oldu. Ruhban Okulu derneğin etkinliği için mekân sağladı, ses sistemini Kartal Belediyesi üstlendi, müzisyenlerin davulunu Moğollar grubunun gitaristi Heybeliada sakini Taner Öngür sağladı, yol masraflarını bir dernek üyesi karşıladı, konser günü kurabiyelerini ise Cesaret Derneği yaptı…

Ve o gün soğuk ve karlı-yağışlı havaya karşın Şubadap çocuklar ve Şubadap büyükler Ruhban Okulu konferans mekânına aktı.

Praksis Müzik Kolektifi’nin bir parçası olan Şubadap Çocuk, Türkiye’nin ve Kıbrıs’ın pek çok yerinde çocuklarla çalışmalar ve konserler yapan, çocuklar için şarkılar besteleyen bir müzik grubu.

Çocuklar için çocuklarla birlikte doğa ve ekoloji şarkıları yapan Şubadap Çocuk Orkestrası gönüllü işler yapıyorlar. Şarkılarının tümü http://www.subadapcocuk.org adresinden dinlenebiliyor.

“Barış, emek, kolektivite, evrim, doğa, ekoloji, akran zorbalığı gibi konulara ilişkin tüm şarkılarımız. Bu şarkıları yaymak için ülkenin her tarafında çocuk şarkıları konserleri yapıyoruz.”

03 280x

Çocukların dünyalarına hem onların gözüyle hem de sazlı sözlü dokunan Şubadap Çocuk Müzik Grubu, umudu birlikte büyüteceği ‘bir nesle talip’ olduğunu etkinlikte bir kez daha gösterdi. Çocukların üzerinde kurulan hegemonyaya karşı olduklarını, birlikte üretim ve paylaşımın pek de güzel sarıp sarmalayan neşeli halini bizlerle paylaşan Şubadap Çocuk, şarkılarını 20 dakikalık bir atölye çalışmasından sonra tüm katılıcımalarla birlikte, coşkuyla seslendirdiler. Zamanın nasıl geçtiğini küçük-büyük hiç kimse fark etmedi. Etkinliğin bitmesine en çok da büyükler üzüldü kanımca. Grubun çocuklarına geleneksel roller dışında bir bakış açısı sunması, büyükleri hoş ezgilerle sorgulattı. Mesela şarkı sözlerinden biri

“… annem bir şiir yazdı / babam da pasta yaptı”.

04 280x

Hangi kadın buna sevinmez ki, hangi çocuk bu takdimden hoşlanmaz ki!

Çocukların bu denli istismar edildiği, çalıştırıldığı, hiçlendiği bir ülkede ‘çocuk hakları’nı renkli ve naif söz-müzikleriyle anlatıyorlar. Kolektif üretimin kıymetini bilen ve pratikleriyle anlatan Şubadap Çocuk Orkestrası, ekoloji, evrim, barış, soru sormak, düş kurmak, kolektivite, emek vb. konularda şarkıları üreterek, çocukların gerçek sorunlarını ezgileriyle ifade ediyorlar. Bu dünyanın her alanda acilen değişmesi gerektiğini büyükler nasıl ifade ediyorsa, Şubadap da bunun aynısını çocuklara anlatıyor aslında…

2013 yılından beri çocuklarla mahallelerde, parklarda, okullarda, çok çeşitli çocuk gruplarıyla çalışmalar yapmışlar. Cumhuriyetin ilk yıllarında yazılmış çocuk şarkılarının, günümüz çocuklarının güncel yaşamlarını, estetik ihtiyaçlarını karşılayacak durumda olmadığını fark etmişler. “Biz de kendi çocuk şarkılarımızı besteleyelim diye düşündük ve çocuk şarkıları bestelemeye giriştik” diyerek Şubadap’ın adımını atmışlar.

İlk yaptıkları şarkı Şubadap olmuş; o şarkı çok beğenilince, grubun ismini de Şubadap Çocuk koymuşlar.

Konserin ardından söylenecek son söz, çocuklarımızı mutlaka Şubadap Çocuk’la tanıştırmalıyız, hem de yarın, çok geç olmadan.

05 840x

Heybeliada Halk Kütüphanesini Koruma Derneği’nin Çarşamba günü Ruhban Okulu’nda düzenlediği etkinlikte, Şubadap Çocuk Şarkıları Orkestrası adalı çocuklarla buluştu.

Çocukların Şubadap’ın harika şarkılarıyla coşup eğlendiği konser, bu karanlık günlerde bizlere de ışık oldu, ruhumuzu aydınlattı.

Kapanış şarkılarının birinde hep birlikte haykırdığımız gibi, “özgürlüğün solumuzda, sağımızda, önümüzde arkamızda, biz neredeysek orada olduğunu” ve “bu dünyanın hepimize, insanlara, kedilere, köpeklere, sümüklüböceklere, ağaçlara, hepimize ait olduğunu” hatırladık, sanırım çocuklar kadar, hatta onlardan daha çok eğlendik.

Taa uzaklardan yollara düşüp adaya gelen Şubadap grubunun şahane insanlarına, bize kapılarını bir kez daha açan Ruhban Okulu yöneticilerine ve çalışanlarına, programın hazırlanmasına her zamanki gibi gönüllü ve imece emekle yürekten katkı veren dernek üyelerine, müzik tesisatının adanın zor kış koşullarında nakliyesinden oturma düzeninin oluşturulmasına, davetiyelerin basımından balonların yaptırılmasına, konuklara ikram edilecek atıştırmalıkların hazırlanmasından çöplerin toplanmasına her aşamada yardım etmeye çalışan tüm arkadaşlarımıza, çocuklarını konsere getiren anne babalara, umudumuzu yeşerten çocuklara bin teşekkür!

Ayşe Sarısayın


Şubadap Çocuk Orkestrası: ‘Bir nesle talibiz’

Ülkenin eğitim sorunları üzerine hem kendi içimizde hem de eğitimcilerle fikir alışverişinde bulunma şansımız oldu. Bizim için çok verimli geçen bir turne de yaptık. Özellikle böyle bir grubun varlığını ülkenin her yerindeki insanlara gösterme, her bulunduğumuz yerde de oranın özgün koşullarına göre şarkılar söyleme şansı bulduk.

Özellikle doğuda farklı dilleri de repertuvarımıza ekledik. Kürtçe ve Arapça şarkıları da seslendirdik. Böylece oradaki çocuklara anadillerinde çocuk şarkısı dinleme imkânı sağladık. Çocuklar çok heyecanlıydı. Pek çok yerde çocuklar, kendileri için organize edilen bir konseri ilk kez izledi. Özellikle bazı ilçelerde çok büyük heyecan oluştu. Duyuruların ardından bir gece önce uyuyamayan çocukların olduğunu öğrendik, bize hediyeler verdiler. Hatta bir kısmı ile hala mektuplaşmalarımız devam ediyor.

Turnenin asıl etkisini tabi daha uzun vadede göreceğiz. Bir nesli büyütmeye aday bir grubuz biz. Nasıl Barış Manço koca bir nesli büyüttü ve beslediyse biz de bir nesle talibiz.

Öğütler veren bir ekip değiliz, zaten bunun günümüzde bir işe yaracağını da düşünmüyoruz. Eğer yaptıklarımızla çocuklara örnek olabiliyorsak, çocuklar yaptıklarımıza benzer ve büyüten şeyler yapacaklarsa bu bizim için yeterli bir şeydir. Bunun için şarkıları ve temaları çocuklara ulaştırıyoruz. Bu çabayı çocuklar görüyor. Beraber çalıştığımız çocuklar da bunun içine girip çıkıyorlar. Bu çabanın içinde büyüyorlar. Eğer bunu büyütebilirsek, çocuklar bu çabayı bizden devralırlarsa, işte o zaman başarmış olacağız.”

Yazı buradan alınmıştır.

#copyleft, yani tüm hakları hiç kimsenin, çok ısrar ederseniz "tüm hakları çocukların"